Prof. Dr. Yürük: Genel olarak erkeklerde daha fazla rastlanan böbrek taşında tedaviye gidilmezse böbrekler ciddi oranda hasar görebiliyor. Eğer erken dönemde, uygun şekilde tedavi edilmezlerse böbrekler gelişen hasar kalıcı olabilir ve her iki böbreğin etkilenmesi durumunda diyaliz ya da böbrek nakli ihtiyacı doğurabilir” dedi.

Böbrek taşları, sık görülen ve ihmal edilirse sonuçları ciddi olan bir sorun olarak biliniyor. Böbrek kaybına kadar önemli sorunlara neden olan taşlar başarıyla tedavi edilebiliyor. Medicana International İstanbul Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Emrah Yürük, “Böbrek Taşları idrar yollarının en sık karşılaşılan problemlerinden biridir. Geçmişi çok eskilere dayanan taş hastalığının görülme sıklığı son yıllarda hem erkeklerde hem kadınlarda hem de çocuklarda ciddi bir artış göstermektedir. Genel olarak erkeklerde taş hastalığı daha sık görülür” dedi.

‘TAŞLAR BÖBREKTE SESSİZ OLARAK KALABİLİR’

Normal idrarda çözünmüş tuz ve minerallerin bulunduğunu fakat bunların artışıyla birlikte böbrek taşı oluştuğunu belirten Prof. Dr. Emrah Yürük, “Taşlar oluştuklarında küçüktür ancak zaman içerisinde büyüyerek tüm böbreğin içini doldurabilir. Bu taşlar böbrekte sessiz olarak kalabileceği gibi böbrekten çıkan idrar kanalları (üreter) boyunca ilerleyerek önce idrar torbasına (mesane) gelip oradan da dış idrar kanalı (üretra) ile vücut dışına atılabilir. Bu yolculuk boyunca herhangi bir aşamada takılırsa idrar akımını tıkayarak şiddetli ağrıya neden olabilir” diye konuştu.

Antalya'da yaşanan sağlık skandalı sonrası hastaneden şikayetçi oldu Antalya'da yaşanan sağlık skandalı sonrası hastaneden şikayetçi oldu

‘KÜÇÜK TAŞLAR ÜRETERDE TAKILARAK İDRAR AKIŞINI ENGELLER VE BÖBREKTE ŞİŞMEYE NEDEN OLUR’

Çoğunlukla böbrek taşlarının semptom vermediğini söyleyen Prof. Dr. Yürük, “Eğer böbrekte oluşmuş olan taş böbrekten çıkarsa idrar kanalı boyunca ilerleyerek mesaneye ulaşır. İdrar kanalları (üreter) ritmik kasılma hareketleri ile idrarı böbrekten mesaneye taşıyan ince boru şeklindedir. Küçük taşlar üreter boyunca sorunsuz ilerleyerek mesaneye ulaşırken bazen üreterde takılarak idrar akışını engeller ve böbrekte şişmeye neden olur. Bu aşamada şiddetli ağrı hissedilir. Böğürden başlayıp kasıklara doğru ilerleyen ağrı, yoğun şekilde idrar yapma isteği, yanmayla olan idrar, bulantı, kusma, koyu renkli, kanlı ağrı belirtilerdendir. Hastalar genelde doğumdan daha şiddetli bir ağrı olabildiğini de ifade eder” ifadelerini kullandı.

‘OBEZİTE VE FAZLA HAYVANSAL PROTEİN ALIMI TETİKLEYEBİLİR’

Taş oluşumu için en önemli risk faktörlerinden birinin idrar miktarının düşük olması olduğunu belirten Prof. Dr. Yürük, “İdrar miktarı yeterli sıvı alınmamasına ya da fazla sıvı kaybına (fazla egzersiz, sıcak bölgelerde çalışma ya da yaşama gibi nedenlerle) bağlı olarak az olabilir. En sık görülen taş tipi kalsiyum taşı olmasın rağmen kalsiyum taşlarının nedeni genellikle yenilen kalsiyum miktarı değil, böbreklerinizin vücuttaki kalsiyum dengesini sağlamak için aldığı önlemlerdir. Hatta sanılanın aksine diyetle kalsiyum alınmaması taş oluşumuna neden olabilir. Diğer taraftan diyette fazla miktarda oksalat ya da hayvansal protein almak böbrek taşı oluşumu için risk oluşturmaktadır. Kronik ishal ile seyreden bağırsak hastalıkları ve geçirilmiş sindirim sistemi ameliyatları ile hem sıvı kaybı olduğu hem de oksalat emilimi arttığı için kalsiyum oksalat taşları oluşma riski artar. Obezite idrar asit düzeyini değiştirerek taş oluşumunu kolaylaştırır. Medikal rahatsızlıklar için kullanılan birtakım ilaçlar, kalsiyum ve C vitamini takviyeleri taş oluşumuna zemin hazırlayabilir. Eğer birinci derece yakınlarda böbrek taşı varsa sizde de yaşam boyu böbrek taşı gelişme risk diğer insanlardan daha yüksek olacaktır” dedi.

TEDAVİ EDİLMEZSE BÖBREK NAKLİNE KADAR GÖTÜREBİLİR

Böbrek taşına çözüm bulunmazsa ciddi sonuçları olabileceğini bildiren Prof. Dr. Yürük, “Böbrek taşları hem tekrarlayan idrar yolları enfeksiyonlarına sebep olarak hem de idrar kanalını tıkayarak böbreğin çalışmasına engel olabilir. Eğer erken dönemde, uygun şekilde tedavi edilmezlerse böbrekler gelişen hasar kalıcı olabilir ve her iki böbreğin etkilenmesi durumunda diyaliz ya da böbrek nakli ihtiyacı doğurabilir” diye konuştu.

‘HERHANGİ BİR SEMPTOMA SEBEP OLMUYORSA KÜÇÜK TAŞLARIN KENDİLİĞİNDEN DÜŞMELERİ BEKLENEBİLİR’

Böbrek taşı tedavisinin, taşın boyutu, tipi, yerleşimi, yoğunluğu ve süresiyle belirlendiğini kaydeden Prof. Dr. Yürük, “Böbrek taşlarının tedavisi taşın boyutu, tipi, yerleşimi, semptomların yoğunluğu ve süresi, hastanın genel sağlık durumu doğrultusunda belirlenir. Doktor, her senaryo için farklı tedavi alternatifi sunabilir. Eğer herhangi bir semptoma sebep olmuyorsa küçük taşların kendiliğinden düşmeleri beklenebilir. Eğer ağrı kabul edilebilir düzeydeyse, enfeksiyon bulgusu yoksa, idrar kanalını tamamen tıkamamışsa 4-6 hafta kadar süre güven içerisinde beklenebilir. Bu süre boyunca su içmek gerekir. Ağrı olduğunda ağrı kesici ilaç kullanılması istenebilir. Doğrudan taşın düşmesini sağlayacak bir ilaç olmamakla beraber özellikle iyi huylu prostat büyümesi tedavisinde kullanılan ilaçların taş düşürmeyi kolaylaştırdığını gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Eğer taş düşmezse, ağrılarınız taşın kendiliğinden düşmesini beklemeye engel olacak kadar şiddetli ise ya da taş böbreklerin çalışmasına engel olmaya başladıysa vakit geçirmeden taşların temizlenmesi gerekir. Dışarıdan ses dalgalarıyla taş kırma, üreteroskopi, perkütan nefrolitotomi veya cerrahi yöntemler böbrek taşlarında kullanılabilir” dedi.

TAŞI ÖNLEMENİN YOLLARI

Böbrek taşının tekrarlamasını engellemek için bazı önlemler alınabileceğine değinen Prof. Dr. Yürük, “Taşın tekrarlamasını önleyecek önerilerde bulunabilmek için atılacak ilk adım taşın oluşma nedeninin belirlenmesidir. Bunun için olası nedenlere yönelik değerlendirmeler yapılır. Bu amaçla vücuttan atılan ya da ameliyat ile dışarı alınan taşların incelenmesi ve taşların içeriğinin belirlenmesi oldukça önemlidir. O yüzden çıkan her taş analize gitmelidir. Taşlar temizlendikten bir süre sonra doktorunuz sizden bir tam gün idrarınızı biriktirmenizi isteyebilir. 24 saat süre ile biriktirilen idrarda yapılan ölçümler de oldukça kıymetli bilgiler vermektedir. Elde edilen tüm bulguları değerlendiren hekimler diyet, gündelik alışkanlıklarda düzenlemeler ve ilaçlardan oluşan birtakım önerilerde bulunacaktır. Böbrek taşları tekrarlama eğiliminde olduğu için özellikle diyet ve yaşam tarzı alışkanlıklarındaki değişikliklerin ömür boyu sürdürülmesi ve yine düzenli olarak hekim kontrolüne gidilmesi böbrek sağlığı için oldukça önemlidir” ifadelerini kullandı.

Editör: Özer Yıldız