Erdoğan, "Diyoruz ki oturalım konuşalım, el ele verelim en geniş mutabakatla Türkiye'yi darbe anayasası ayıbından hep beraber kurtaralım. Muhalefetten de beklentimiz darbe anayasasının güzelliklerini anlatmak yerine, görüşlerini, önerilerini açıkça ortaya koymalarıdır. Milletimizin talep ve beklentileri doğrultusunda hak ve hürriyetleri genişletirken şüphesiz güvenliğimizden taviz veremeyiz. Türkiye 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında FETÖ'cü hainlerin devletimizin kritik birimlerinden temizlenmesiyle terörle mücadelede yeni bir ivme yakaladı. Terör tehdidini kaynağında bertaraf etme stratejimizle başarımızı sınır ötesine taşıdık. Sınır ötesi operasyonlarımızla ülkemizi bir terör kuşağıyla çevreleme planlarını Allah'a hamdolsun bozguna uğrattık; bundan geri adım atmayacağız. Irak'ın ve Suriye'nin kuzeyindeki terör üreten bataklıklar kurutulmadan Türkiye huzura eremez, kendini güvende hissedemez. Kandil’deki terör baronlarının siyaseti dizayn etmesine, siyaset üzerinde tekrar vesayet kurmasına rıza göstermeyiz. Bölücü terör örgütüne karşı elde edilen her başarı demokrasimiz açısından önemli bir kazanımdır. Terör örgütü eridikçe inşallah demokrasimiz serpilecek, Türk, Kürt demeden kazanan 85 milyon vatandaşıyla bütün Türkiye olacaktır. Her vesileyle tekrar görüyoruz ki FETÖ'yle mücadelede ne rehavete kapılma, ne de gardımızı düşürme lüksümüz vardır. Şehir eşkıyalarına karşı tavizsiz tutumumuz sürecektir. Vatandaşın malına, mülküne, canına, huzuruna kastedenlerin tepesine binmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

'ESKİ TARTIŞMALARLA MİLLETİN VAKTİNİ HARCAMAYI GEREKSİZ GÖRÜYORUZ'

Dün, son bir yılda yaşanan 3 seçimle ilgili değerlendirmelerde bulunulduğunu belirten Erdoğan, "Türkiye'nin seçim gündemini artık geride bırakıp önüne bakması önemlidir. Siyasetten tasfiye edilmiş, kendi partilerinden tardedilmiş kimi müflis tüccarların gündeme gelme çabalarını sadece üzüntüyle değil, aynı zamanda büyük bir taaccüple izliyoruz. Siyaseti iktidar ile muhalefet arasında bir kayıkçı kavgasına dönüştürme gayretlerinin bu projenin sahipleri dahil kimseye bir faydası dokunmaz. Siyaset ülkeye ve millete hizmet etmek için sorunlara ortak akılla uzlaşıyla ve elbette kararlılıkla çözüm üretmek için yapılır. Dünyanın köklü bir değişimden geçtiği, küresel sistemin derin bir krizin içine düştüğü, yakın çevremizde sıcak çatışmaların, savaşların yaşandığı, insanlığın kendine yeni bir çıkış yolu aradığı, Türkiye'nin önünde tarihi fırsat pencerelerinin açıldığı bir dönemde AK Parti olarak eski tartışmalarla milletin vaktini harcamayı gereksiz görüyoruz. Hazreti Mevlana ne diyordu? 'Dünle beraber gitti cancağızım. Ne kadar söz varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.' Evet, şimdi hep beraber yeni şeyler söylememiz, milletimize umut aşılamamız, milletimizin dertlerine derman olacak bir yol haritası koymamız gerekiyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı inşallah bu yeni dönemin banisi, lokomotifi olacaktır. 15 Temmuz gecesi şehit kanlarıyla harcı karılan bu ittifak, yoluna güçlenerek devam edecektir. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Biz, bütün hazırlıklarımızı buna göre yapıyoruz" diye konuştu.

'MUHALEFETİN DE AYNI HEDEFLERE SAHİP OLDUĞUNA İNANIYORUM'

Cumhuriyetin ikinci asrında daha müreffeh, daha güçlü, her alanda iddia ve itibar sahibi bir Türkiye'yi hayal ettiklerini söyleyen Erdoğan, "Bu hayalin adı, Türkiye Yüzyılı'dır. Bu hayalin adı, büyük ve güçlü Türkiye'dir. Bu hayalin adı, 85 milyonun bir, beraber, kardeş olduğu, sırt sırta verdiği, gönül gönüle verdiği bir Türkiye'dir. Elbette bu hayalin adı, dünyanın dört bir yanında ismi telaffuz edildiğinde mazlumların gözlerinin parladığı vicdanlı bir Türkiye'dir. Tayyip Erdoğan olarak ümit ve dua ediyorum ki böyle bir Türkiye sadece bizim, sadece AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın özlemi, arzusu, ülküsü de değildir. Yol ve yöntemlerimiz farklılık arz etse de muhalefetin de aynı hedeflere sahip olduğuna yürekten inanıyorum. Bunun için yumuşamayla birlikte siyasi partiler arasındaki kesişim alanının büyümesini son derece kıymetli buluyorum. Son bir yılda üst üste yaşadığımız seçimler sebebiyle milletimiz biraz yoruldu, siyaset de şüphesiz bundan etkilendi. Önümüzde cumhurbaşkanlığı ve Meclis olarak 4 yıl, belediyeler olarak da 5 senelik bir zamanımız var; bu süreyi en etkin, en verimli ve ülkemizi hedeflerine ulaştıracak bir vizyonla çok çok iyi değerlendirmemiz lazım" dedi.

'ENFLASYON SORUNUNU MUTLAKA ÇÖZECEĞİZ'

Ardından ekonomiye değinen Erdoğan, Orta Vadeli Program'ın neticelerinin alınmaya başlandığını işaret ederek, "2024 yılının ilk çeyrek büyüme rakamları ile birlikte programa olan güvenimiz daha da perçinlendi. Enflasyon sorununu mutlaka çözeceğiz. Tek haneli enflasyon oranlarını inşallah yakalayacağız. Bunu geçmişte başardık, inşallah tekrar başaracağız. İhracat tarafında da hamdolsun gayet iyi gidiyoruz. Turizmde bu sene 60 milyar dolarlık turizm geliriyle rekor kırmayı hedefliyoruz. Enerji, son atılıma geçtiğimiz alanların en başında geliyor. Karadeniz ve Gabar'daki keşiflerimiz sayesinde yıllarca bize dayatılan kalıpları parçaladık. Aramadan bulunmaz düsturuyla bu alandaki çalışmalarımıza hız vereceğiz. Gıda arz güvenliğinin öneminin giderek arttığı bir dönemde, tarım ve hayvancılık konusuna daha fazla eğiliyoruz. Sanayide çarklar dönmeye, üretim artmaya devam ediyor. Kişi başı gelirimize oranla imalat sanayi katma değerinde önemli bir noktaya ulaştık. İnşallah bunu daha da geliştireceğiz. İnsan kaynağımızı, yeni Türkiye'nin ihtiyaçlarına göre daha nitelikli ve donanımlı yetiştirmek için Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizi hayata geçiriyoruz. Milli Eğitim Bakanımız dünkü eğitim oturumunda yeni modelin detaylarını sizlerin değerlendirmesine sundu. Bazı marjinal grupların modele dair eleştirilerinin çoğunun pedagojik değil, tamamen ideolojik sebeplerden kaynaklandığını sizler de gördünüz" ifadesini kullandı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: Hainleri affetmeyeceğiz, onları yaptıklarına pişman edeceğiz İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: Hainleri affetmeyeceğiz, onları yaptıklarına pişman edeceğiz

'GEREKSİZ TARTIŞMALARIN İÇİNE GİRMEYECEĞİZ'

Yarın kabinenin göreve başlamasının birinci yıl dönümü olduğunu hatırlatan Erdoğan, salı günkü Kabine Toplantısı'nda son bir yılda Türkiye'ye kazandırdıkları hizmetleri özetin özeti şeklinde milletle paylaşacaklarını belirterek, şöyle dedi:

"Tüm bunların yanı sıra, dün ve bugünkü oturumlarda partimizin gündemindeki konuları da demokratik bir ortamda ele aldık. Genel Merkez yerel yönetimler, seçim işleri ve teşkilat başkanlıklarımız 31 Mart seçim süreci ve önümüzdeki döneme dair hazirunu bilgilendirdiler. AK Parti Grup Başkanlığımız Meclis çalışmaları ve gündemi konusunda sizlere bilgi verdiler, yapılması gerekenleri paylaştılar, önerilerinizi aldılar. Sizlerin de gerek kendi aranızda gerekse genel merkez yönetimi ve kabine üyelerimizle faydalı görüşmeler yaptığınızı düşünüyorum. Her istişare toplantımızın geleneği olan genel görüşme bölümünde ise biz ve bakan arkadaşlarımız sizden gelen tüm soruları cevaplandırdık. Sizlerin vasıtasıyla şehirlerinizin ve milletimizin sorunlarını ilk ağızdan dinledik. Atılması gereken adımlarla ilgili notlarımızı aldık. Böylece istişare kültürünün ne demek olduğunu, istişare mekanizmasının nasıl işletilmesi gerektiğini bir kez daha gösterdik. İnşallah 1-2 Temmuz tarihinde yine burada belediye başkanlarımızla bir araya geleceğiz. Dört yıllık seçimsiz dönemi Türkiye için tam anlamıyla bir icraat, eser ve hizmet seferberliğine dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Gereksiz tartışmaların içine girmeyeceğiz. Bizi kimsenin kendi gündemine hapsetmesine izin vermeyeceğiz. Her birimiz kendi şehrinde, kendi bölgesi ve görev alanında davamıza hizmet etmek için canla başla çalışacak, koşturacak, ter dökecek."

'EKSİKLERİMİZİ TAMAMLAYACAĞIZ, HATALARIMIZI TELAFİ EDECEĞİZ'

Bundan sonra da daha fazla gönül kazanmak, kendilerini millete daha fazla ve daha yoğun şekilde anlatmak için gayret göstereceklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Tüm teşkilat olarak yaz mevsimini milletimizle kucaklaşarak, hasbihal ederek, dertlerini ve bizden taleplerini dinleyerek değerlendireceğiz. Hazreti Mevlana'nın şu ikazını burada tekrar ifade etmek istiyorum, bakınız irfan ve hikmet ehli o büyük insan ne diyor, 'Allah bize, devleti, iktidarı, gücü halk bunalıp da göklere el açmasınlar, şikayetçi olmasınlar, ağlamasınlar diye verdi. Ağlayanların ahının göklere yükselmemesi, gökyüzünün, yıldızların muzdarip olmaması, yetimlerin feryatlarından arşın titrememesi ve hiç kimsenin gönlünün yaralanmaması için ilahi düzen bize idareyi, hükümeti verdi.' Bulunduğumuz tüm koltuklar, makamlar, ünvanlar bize işte bunun için verilmiş, Rabb'imiz tarafından bahşedilmiş, namusumuza emanet edilmiştir. Emanete ihanet etmek bize yakışmaz. Rehavete kapılmak bize yakışmaz. Kibirlenmek, yeryüzünde büyüklenerek yürümek bize yakışmaz. Halkımızla aramıza duvarlar örmek, mesafe koymak bize yakışmaz. Milletimizin beklentilerine kulak tıkamak bize asla yakışmaz. Biz bu yola sessiz yığınların siyasette sesi, soluğu, temsilcisi olmak için çıktık. Biz bu yola Allah'tan ve devletten başka kimsesi olmayanların dayanağı, dostu, yoldaşı, hizmetkarı olmak için çıktık. Hizmetkarlığına namzet olduğumuz millete efendilik sağlamak bize yakışmaz. Allah'ın izniyle bu çizgiden sapmayacağız. Eksiklerimizi tamamlayacağız, sorunlarımızın üzerine kararlılıkla gideceğiz, hatalarımızı telafi edeceğiz. Hiçbir meseleyi görmezden, duymazdan gelmeyeceğiz. Milletimizin dertlerinin, sıkıntılarının çözüm adresi olacağız. Vizyonumuzu genişleterek, gücümüzü artırarak, saflarımızı sıklaştırarak, siyasetin uzun ince yolunda tüm Türkiye'ye hizmet mücadelesini sürdüreceğiz." (DHA)

Kaynak: dha