Bakan Şimşek, 'Kötümser olmayın. Çünkü kötümserliğin size bir faydası yok. Program sonuç veriyor, finansal istikrar pekişti. Dezenflasyon süreci devam edecek. Öngörülebilirlik ve güven artıyor. Dezenflasyonla birlikte devam edecek, finansman maliyetleri düşecek. Siz istemeseniz de düşecek. Finansmana erişim artacak, artırıyoruz' dedi.
Ekonomim.com'un ev sahipliğinde düzenlenen ve iş dünyasının temsilcilerini buluşturan '2026 Ekonomik Yol Haritası Zirvesi' bugün İstanbul Finans Merkezi Ziraat Bankası Oditoryum Salonu'nda gerçekleştirildi. 2026 yılına dair beklentilerin ve küresel piyasalardaki gelişmelere karşı hazırlıkların ve yeni yol haritalarının kamuoyuyla paylaşıldığı zirvede Bakan Şimşek bir konuşma gerçekleştirdi. Şimşek konuşmasında savunma sanayinden yapay zekaya, ekonomi programının evrelerinden tarıma verilen desteklere kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
'FIRSATLARI KONUŞMAYI TERCİH EDERİZ'
Bakan Şimşek, ekonomide sorunlar bulunduğunu ancak fırsatların daha büyük olduğuna işaret ederek, 'Evet, sorunlar var ve sorunları sadece konuşmakla günümüzü geçirebiliriz. Ama çok iyi gelişmeler var, büyük fırsatlar var. Biz fırsatları konuşmayı tercih ederiz. Bu gelişmelere Türkiye'mizi ve sizleri hazırlamayı zaten şiar edinmişiz' dedi. Türkiye'nin ihracat performansına değinen Şimşek, 'Türkiye küresel ihracat liginde hızla yükseliyor. Geçen sene 10 milyar dolarlık ihracatımız var ama 18 milyar dolarlık sipariş var. Henüz bin 400 ürün de geliştirme sürecinde' ifadelerini kullandı.
'SAVUNMA SANAYİ HİBRİD İNOVASYONUN TEMEL TAŞI OLACAK'
Savunma sanayinin stratejik rolüne dikkat çeken Şimşek, 'Ben esas şuraya odaklanmak istiyorum. Savunma sanayi aslında Türk sanayisi açısından, yani Türk sanayisinde hibrid inovasyon modelinin temeli olacak, temel taşı olacak. Ve bunu gözden kaçırmayalım. Genelde bütün ülkeler, gelişmiş, büyük, önemli ülkeler savunma sanayini faz birde, yani ilk aşamada kamu kaynaklı askeri teknoloji olarak bir ihtiyaç olarak görüyor, kaynak aktarıyor ve oradan bir sıçramaya doğru gidiyor. Sıçramanın ikinci aşaması çift kullanımlı ürünler. Üçüncü aşaması sivil sektörlere teknoloji transferi' dedi.
Türkiye'nin ikinci aşamaya geçtiğini belirten Şimşek, 'Bakın biz ikinci aşamaya geçtik. Mesela savunma sanayinde önemli şirketlerimizden bazıları artık sağlık teknolojilerinde muazzam ürünler ortaya koymaya başladı. Sadece sağlık anlamında değil, yani ilaç, bütün bu alanlarda göreceksiniz savunma sanayinde edindiğimiz bilgi ve tecrübeyi oraya aktaracağız. Ve dolayısıyla bu anlamda da büyük fırsatlar bekliyor' ifadelerini kullandı.
Şimşek ayrıca, 'Türkiye NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip ve bence dünya da bunu kabul ediyor, çok güçlü bir ülke, bu da caydırıcılığı artırıyor' dedi.
'YAPAY ZEKA ENDEKSİNDE BENZER ÜLKELERDEN İLERİYİZ'
Yapay zeka alanındaki konuma değinen Şimşek, 'Türkiye yapay zeka hazırlık endeksinde nerede? Dünyanın en güvenilir endekslerinden bir tanesini IMF üretiyor. Türkiye orada kendisine benzer ülkelerden daha ileri, yani gelişmekte olan ülkelere göre. Ama tabii gelişmiş ülkeler seviyesinde değiliz. Gelişmiş ülkeler seviyesine varmak için bir yol haritamız var. 'Somali'de ne işiniz var' diyenlere; orada biz bir uzay üssü kuruyoruz da onun için oradayız. Çünkü oraya, uzay üssüne en uygun yer orası. O zaman biz kendi Starlink'imizi, kendi GPS sistemimizi kurabileceğiz. Dünyanın en gelişmiş ülke veya bölgelerinin şu anda sahip olduğu yetkinliklerden bahsediyoruz' diye konuştu.
'PROGRAMDA ÜÇÜNCÜ EVREDEYİZ'
Bakan Şimşek, 'Şimdi bu programı biz üç evrede düşündük. Birinci evre makro risklerin yönetimiydi. O evre geride kaldı. İlk yıldı, o risklerin hepsini yönettik. Burada olan her şeyi biz yaptık, yani ilk yılki hedefleri yerine getirdik. Burada önemli olan ana bloklar itibarıyla programın sonuç üretiyor olması. Nokta tahminlerin çok anlamı yok. Önemli olan nereye doğru gittiğiniz, seyahatinizin yönü yani. Bütün bu konu başlıklarında bir sonuç aldık' ifadelerini kullandı.
İkinci evrede makro dengesizliklerin giderilmesine odaklanıldığını belirten Şimşek, 'Gelelim ikinci aşamaya. İkinci aşamada neydi? Makro dengesizliklerin giderilmesi, azaltılması. Yani sadece onları kontrol altına almak yetmiyor, onların giderilmesi. Neydi peki? Dezenflasyon başladı, evet başladı. Mali disiplinin tesisi, yaptık. Sürdürülebilir cari denge, ulaştık. KKM'den çıkış, başarıyla yönettik ve tamamladık. Dayanıklılığın artırılması, bakın 2025'te bu program çoklu simultane şoklarla test edildi. Ona rağmen bu program 2025'te sonuç üretmeye devam etti. Şimdi üçüncü evredeyiz. Artık enflasyonun daha az hissedileceği, siz iş yaparken, bütçe yaparken, planlama yaparken, yani belirsizliklerin azaldığı, fiyat istikrarına doğru artık yolculuğun son evresi. Yani enflasyonun tek haneye indirilmesi. Kazanımların tabi ki pekiştirilmesi önemli. Burada bütçe açığının milli gelire oran olarak yüzde 3'ün altında tutulması, orta vadede cari açığın milli gelire oranının yüzde 1'in altına düşürülmesi, verimlilik ve rekabet gücü odaklı reformlarla reel sektörün dönüşümü. Aslında biz şu anda üçüncü evredeyiz' dedi.
'TARIMA OECD ORTALAMASININ İKİ KATI DESTEK'
Tarım sektörüne verilen desteklere değinen Şimşek, 'Çiftçilerimize güçlü destek veriyoruz. 962 bin çiftçimize 660 milyar liranın üzerinde biz kredi kullandırtmışız ve bunların faizinin ortalama yüzde 70'ini hazine karşılamış. Toplam dolaylı ve doğrudan desteklerde OECD ortalamasının iki katı kadar tarıma destek veriyoruz. Dolayısıyla tarım bizim için stratejik bir sektördür, olmaya da devam edecektir' diye konuştu.
'KÖTÜMSER OLMAYIN'
Bakan Şimşek, 'Küresel koşullar kısa vadede lehimize. Finansal koşullar, ticaret ortaklarındaki büyüme, emtia fiyatları. Küresel yapısal kırılganlıklara karşı stratejik fırsatlar görüyoruz. Siz tehdit görüyorsunuz, biz fırsat görüyoruz. Sizleri bu fırsatlara hazırlamak için sizlerle birlikte çalışmaya hazırız, kapımız açık. Sizinle birlikte bunu başaracağız. Program sonuç veriyor. Finansal istikrar pekişti. Öngörülebilirlik ve güven artıyor. Dezenflasyonla birliktelik devam edecek, finansman maliyetleri düşecek. Siz istemeseniz de düşecek. Finansmana erişim artacak, artırıyoruz. Özetle, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve onun tabii ki önceliklerini burada vurgulamak istiyorum. Türkiye üretim, ihracat ve büyümede sıçrama yapmaya devam edecek. Çünkü Cumhurbaşkanımız bizden ne istiyor? Diyor ki, 'Ben yatırım istiyorum, istihdam istiyorum, üretim istiyorum, ihracat istiyorum'. İşin özü şu; kötümser olmayın. Çünkü kötümserliğin size bir faydası yok. Bakın her gün 'yandık, bitti, öldük' derseniz dünya da bunu kayda alır. Not alır, bankacılar not alır. Nasıl birlikte iyileştiririz, sorunları birlikte nasıl çözeriz, ülkemizi nasıl daha ileriye taşırız, birlikte çalışalım' dedi.